Bükreş Gezilecek Yerler


Bükreş; geçmişinden izler taşıyan mimari eserleri, doğal güzelliklerin eşlik ettiği parkları, ekonomik gelişmenin somut bir örneği olan modern alışveriş merkezleri ve gecenizi renklendirecek eğlence mekânlarıyla; günün her saati nefes alan bir şehirdir.  

Bükreş; neoklasik akımdan, Bauhaus ve ArtDeco’ya; fütürizmden post modern yaklaşımlara kadar birçok farklı mimari tarzı barındırmaktadır. Her ne kadar eklektik bir görüntü ortaya çıksa da, bu özellik; onun kimliğindeki en özgün unsuru oluşturmaktadır.

Birçok tarihî olaya tanıklık eden şehrin caddelerinde yürürken ya da komünist dönem binalarıyla 300 yıllık bir kilisenin aynı karede olduğu olağanüstü bir manzara karşısında kahvenizi yudumlarken, Bükreş’te zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Birçok istatistik, Bükreş’in Avrupa’daki  birçok şehrinden daha güvenli olduğunu söylemektedir. Fakat, seyahatinizin daha keyifli geçmesi için birkaç noktaya dikkat etmelisiniz:

  • Bükreş’te taksiciler çok güvenilir değildir ve özellikle Gara de Nord bölgesinde bulunan taksilere binilmemesi tavsiye edilmektedir. Taksilerin gereğinden fazla dolaştırması ya da taksimetrenin çalışmadığının bahane edilerek daha yüksek ücret teklif edilmesi gibi durumlarına karşı dikkatli olunmalıdır.
  • Bugünlerde sayısı azalmaya başlasa da, Bükreş Avrupa’nın en çok sokak köpeğine sahip şehirlerinden biridir. Bu nedenle şehre gelmeden önce kuduz aşısı yapılması ve yalnız başına olunduğu zamanlarda köpeklere çok yaklaşılmaması tavsiye edilmektedir.
  • Özellikle temmuz ve ağustos aylarında havanın çok sıcak olması nedeniyle, güneş çarpmalarına ve alerjilere dikkat edilmelidir.
  • Kentte, evsizler ve sokak çocuklarıyla yakın ilişki kurulmaması önerilmektedir. Polisler bu kişilere karşı genellikle kibar ve anlayışlı davranmakta, sorunlarının çözümü konusunda onlara yardımcı olmaktadır. Bu yüzden, herhangi bir durum olduğunda polislere başvurmaktan çekinilmemelidir.

Parlamento Sarayı (Palatul Parlamentului)

Nikolay Çavuşesku tarafından inşa edilen ve Pentagon’dan sonra dünyanın ikinci büyük yönetim binası olan Parlamento Sarayı, Bükreş’in tartışmasız en ihtişamlı yapısıdır. 1984 yılında yapılan 12 katlı bina;  1.100 adet oda, 328 fit uzunluğunda bir lobi ve 4 büyük yeraltı deposundan oluşmaktadır. Yapımında 20.000 işçi ve 700 mimarın görev aldığı bu görkemli yapı, daha önce komünist diktatör Çavuşesku’nun karargâhı olarak kullanılırken günümüzde parlamento binası olarak hizmet vermektedir.

Parlamento Sarayı, eski adıyla Casa Poporulu (Halkın Evi); dış görünüşünde olduğu kadar iç dekorasyonunda da  büyük bir lüksü yansıtmaktadır. Kristal avizeler, mozaikler, meşe lambriler, mermer döşemeler, altın varaklı süslemeler, cam boyalı pencereler ve sarayı boydan boya kaplayan göz alıcı halılar görenleri heyecanlandıracak niteliktedir.

Sarayda birçok ilgi çekici detay da mevcuttur. Örneğin;  İnsan Hakları Odası’ndaki (Sala Drepturilor Omului) avizenin ağırlığının 2,5 ton olduğu ve saraydaki bazı avizelerin yaklaşık 7.000 adet ampule sahip olduğu belirtilmektedir.

Bu muhteşem yapıyı görmek isteyenler için; Saray’a 30 – 45 dakikalık birçok tur düzenlenmekte ve bu turlarla sarayın ihtişamlı odaları ve müthiş manzaralı balkonları gezilebilmektedir.

Adres: Calea 13 Septembrie 1, Intrarea A3, Bükreş
Telefon:  +4 021 311 36 11
Ziyaret Saatleri: Her gün 10:00 – 16:00

Ulusal Çağdaş Sanat Müzesi (Muzeul National de Arta Contemporana)

Parlamento Binası’nın güneyindeki ek binasında yer alan Ulusal Çağdaş Sanat Müzesi, şehrin en yeni müzeleri arasındadır. Çavuşesku’nun yönetimde olduğu zamanlarda,  liderin özel malikânesi olarak işlev gören bu bina; 2004 yılında müzeye çevrilmiştir. Ulusal Çağdaş Sanat Müzesi, Romanya’nın son dönem sanat eserlerini sergilemekle birlikte; dönemsel olarak günümüzdeki uluslararası sanatçıların çalışmalarına da yer vermektedir. Birçok enstalasyon ve video çalışmalarına da yer veren müze, aynı zamanda Çavuşesku ve komünist dönemle ilgili görsel çalışmaların bulunduğu ayrı bir bölüme de sahiptir. Parlamento binasına sadece 20 dakika uzaklıkta olan bu yeni müzenin aynı zamanda, açık havada bulunan bir kafesi de mevcuttur.

Adres: Calea 13 Septembrie, No: 1, Entrance E4
Telefon: (21) 411.10.40
Ziyaret Saatleri:  Çarşamba  – Pazar:  10:00 – 18:00.
Pazartesi ve Salı kapalıdır.

Devrim Meydanı (Piaţa Revoluţiei)

Devrim Meydanı, 1989’daki Romanya Devrimi’nden sonra bu isimle anılmaya başlamıştır. EskidenKraliyet Sarayı olarak adlandırılan Ulusal Sanat Müzesi binası, Roman Athenaeum,Athénée Palace OtelBükreş Üniversitesi Kütüphanesi,  Yeniden Doğuş Anıtı veKretzulescu Kilisesi gibi şehrin tarihini yansıtan birçok ihtişamlı yapı bu meydanda bulunmaktadır.

Meydanın, şehrin mimarisini ve tarihî dokusunu yansıtan binaları dışında bir diğer önemi; uluslararası alanda büyük üne sahip olmasıdır. Bu meydan; 21 Aralık 1989’da tüm Bükreşlilerin önünde, Nikolay Çavuşesku ve eşinin beyaz helikopteriyle ülkeden kaçmasına tanıklık etmiş ve bu an tüm dünya televizyonları tarafından yayınlamıştır. Romanya Komünist Partisi’nin meydana bakan eski Merkezî Komite Binası; Çavuşesku’nun yurtdışına kaçtığı helikopterin hareket ettiği yer olarak da bilinmektedir. Bina, bugün İçişleri ve İdari Reform Bakanlığı tarafından kullanılmaktadır.

19. yüzyılın sonlarında başa geçen Romanya kralı adına dikilen ve bu meydanla özdeşleşen I. Caron Heykeli ise,  daha önce 1930 yılında inşa edilmiş; fakat 1948 yılında komünist yönetim tarafından yıkılmıştır. 2007 yılında ünlü heykeltıraş Florin Codre tarafından bu eserin yeniden bir benzeri yapılarak bugünkü görünümünü almıştır.

Zafer Kemeri (Arcul de Triumf)

Bükreş’in kuzey tarafındaki Kiseleff Caddesi’nde bulunan Zafer Kemeri; Romanya’nın 1918’de tekrar birleşmesinin anısına 1936 yılında dikilmiştir. Fakat bu yapının tarihi daha eskilere dayanmaktadır. İlk olarak 1878’de, Romanya’nın bağımsızlığını kazanmasından sonra özensiz bir şekilde tahtadan yapılan Zafer Kemeri; 1. Dünya Savaşı’nda ölen Roman askerlerinin anısına 1922 yılında tekrar inşa edilmiştir. Bu yeni kemer de 1935 yılında yıkılarak, mimar Petre Antonescu’nun tasarımıyla tekrar yapılmış ve 1936 yılında şu anki hâliyle halka açılmıştır.

Paris’teki Arc de Triomphe’e öykünen mimarisiyle Zafer Anıtı, 27 metre uzunluğunda ve 11 metre genişliğindedir. Kemerin içerisinde yer alan merdivenlerle üst kısma çıkılabilmekte ve şehrin panoramik görüntüsü izlenebilmektedir. Yapıyı süsleyen eserler birçok Roman heykeltıraşın  elinden çıkmıştır. Bu sanatçılardan bazıları; Ion Jalea, Constantin Medrea ve Constantin Baraschi’dir.

Adres:  Piata Arcul de Triumf, Kiseleff Caddesi, Bükreş

Romen Atheneum (Ateneul Roman)

Devrim Meydanı’nın hemen yanında bulunan Romen Atheneum; klasik müzik dinletileri ve gösterişli mimarisiyle şehrin en prestijli konser salonudur. Salonun hemen önünde ünlü Romen şairlerden Mihai Eminescu’nun heykeli bulunmaktadır.

1888 yılında Fransız mimar Albert Galleron tarafından yapımına başlanan bu görkemli bina, inşası için asıl kaynak sağlayan kişilerin paralarının tükenmesi sonucu  halkın bağışlarıyla bitirilmiştir. Spiral şekilde uzanan altın varaklı lüks merdivenleri, pirinç avizeleri, Büyük Salon’un duvarlarını süsleyen ve Romen tarihinin önemli olaylarını resmeden freskoları ile dinleyicileri daha konser başlamadan büyüleyebilen bina;  dünyaca ünlü, sağlam bir akustiğe de sahiptir.

Binayı ve iç avluyu çevreleyen sütunlar; Moldovya prensleri Vasile Lupur (1512-21) ve Eflak’lı Matei Basarab (1632-54) ile King Carol I de dâhil olmak üzere beş Romen devlet adamının mozaikleriyle süslüdür.

1898’de ünlü besteci George Enescu’nun ‘‘Romanya Rapsodisi’’ isimli başyapıtını icra ettiği ilk konserinden tam beş yıl sonra, ikinci kez sahne aldığı bu salon; bugün George Enescu Philarmoni Orkestrası’nın evi olarak adlandırılmaktadır.

Adres: Benjamin Franklin Sokak, No: 1, Bükreş
Telefon: + 4 021 315 00 26 veya 315 25 67

Özgür Basın Evi (Casa Presei Libere)

Mimar Horia Maicu tarafından tasarlanan Özgür Basın Evi; komünist rejimin Bükreş’teki en belirgin yapılarından biridir. Bu bina, ilhamını aldığı Varşova Fen ve Kültür Sarayı’nın inşa edilmesinden sadece 1 yıl sonra; 1956 yılında  dikilmiştir. Basın Evi aynı zamanda, 2007’ye kadar şehrin en uzun binası olarak kalmıştır. Romanya halkının ‘’Kıvılcım Evi’’ (Casa Scânteii) olarak da adlandırdığı binanın üzerinde komünist ideolojinin sembolleri olan orak ve çekiç görülebilmektedir. Dönemin basın ve haber merkezi olarak görev yapan ve bu amaçla inşa edilen bu bina, günümüzde de aynı hizmeti sürdürmektedir.

Adres:Piata Presei Libere, No:1, Bükreş

Village Museum (Muzeul Satului)

Köy Müzesi, 1936 yılında Herestrau Park’ının 30 dönümlük arazisi üzerinde kurulan bir açık hava müzesidir. Bu müzede; kiliseler, köylü evleri, sazdan çatıya sahip ahırlar, su değirmenleri gibi 300’e yakın geleneksel mimari örnekleri sergilenmektedir. Bu yapılarla bir köy ortamı yaratılan müzede aynı zamanda; ülkenin her köşesinden getirilen mobilya, çömlek ve kıyafet gibi otantik parçalarla; Romanya’nın geleneksel yaşam tarzı yansıtılmaktadır.

Dört mevsim ziyaretçilere açık olan müze ayrıca yaz aylarında geleneksel ve folklorik el sanatlarının dünya çapındaki örneklerinin buluştuğu bir festivale de ev sahipliği yapmaktadır. Bu organizasyon dahilinde, katılımcılar müzenin yer aldığı Herestrau Gölü’nün kıyısında güzel zaman geçirmekte; çömlek ve dokuma gibi birçok eseri yakından görme fırsatı bulmaktadırlar.

Adres: Sos. Kiseleff No: 28 – 30, Bükreş
Telefon: + 4 021 317 91 03
Ziyaret Saatleri: Pazartesi 09:00 – 17:00
Salı – Pazar: 09:00 – 19:00

Romen Köylü Müzesi (Muzeul Taranului Roman)

1906 yılında açılan ve Romanya’nın en zengin halk sanatı koleksiyonuna sahip olan Romen Köylü Müzesi; 90.000’i geçkin eseriyle, Romen halkının kültürel yaşamını kapsamlı bir biçimde sunmaktadır. 1996 yılında yılın en iyi Avrupa müzesi seçilen müze; çeşitli ev aletlerinden kıyafetlere, el sanatlarından çömleklere kadar geniş içeriğiyle geleneksel Romen evlerinin iç dekorasyonunu anlamak için gidilecek ilk adres olma özelliği göstermektedir.
Müze; ülkenin geleneksel çömlek modellerinin yer aldığı 18.000 parçalık geniş koleksiyonu ve kökeni 19. yüzyıla uzanan 20.000 adet kostümüyle de dikkat çekmektedir. Romen Köylü Müzesi’nde aynı zamanda, dünyanın en eski seramiği de bulunmaktadır. Tüm bunların yanında Köylü Müzesi; videolar, fotoğraflar ve ikonlarla Romanya’nın sosyal ve kültürel tarihini tamamen yansıtmaya çalışmaktadır.

Babanne Odası de denilen geleneksel tarzda dekore edilmiş odaları;  Lenin ve Gheorghiu-Dej gibi önemli liderlerin portrelerinden oluşan özel sergisi, 18. Yüzyıldan kalma Transilvanya Kilisesi ve gezerken karşınıza çıkabilecek gizli bölümleriyle dopdolu bir müze deneyimi yaşatacak olan Köylü Müzesi; bu mekândan anı olarak bir şeyler götürmek isteyen ziyaretçiler için de şık bir hediye dükkânına sahiptir.

Adres:Sos.Kiseleff, No: 3, Bükreş
Telefon: + 4 021 317 96 60
Ziyaret Saatleri: (21) 317.96.60

Ulusal Sanat Müzesi (Muzeul National)

Bükreş’in ünlü Kraliyet Sarayı’nda yer alan ve 1948 yılında kurulan Ulusal Sanat Müzesi; 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar olan Romanya ve Avrupa’ya ait sanat eserlerini iki galeriye ayırarak ziyaretçilerine sunmaktadır. Calea Victoriei Caddesi’nde yer alan ve çevresinde Romen Athenaeum, Kretzulescu Kilisesi ve Athenee Sarayı Oteli gibi klasik ve ihtişamlı binalar bulunan müze; yaklaşık 100.000 adet sanat eserine sahiptir.

‘‘Ulusal Galeri’’ adı verilen ve Romanya’nın ünlü sanat eserlerini sergileyen bölümde Grigorescu’dan Aman’a, Andreescu’dan Petrascu’ya kadar birçok sanatçıdan örnekler bulunmaktadır. Aynı zamanda burada, başka hiç bir yerde görülme imkânı olmayan erken dönem Brancusi heykelleri de yer almaktadır.

‘‘Avrupa Galerisi’’ ise El Greco, Monet, Rembrandt, Renoir ve Cezanne gibi ünlü sanatçıların nadir bulunan eserlerine sahiptir. 15 odadan oluşan bu bölüm, 1866’dan 1914’e kadar Romanya Kralı olan Çar I. Carol’un özel koleksiyonundan derlenmiştir.

Adres: Calea Victoriei, No:  49-53, Bükreş
Telefon: + 4 021 313 30 30
Ziyaret Saatleri:  Çarşamba – Pazar: 11:00 – 19:00 (Mayıs – Eylül);
Çarşamba – Pazar 10:00  –  18:00 (Ekim – Nisan)
Pazartesi ve Salı kapalıdır.

Kretzulescu Kilisesi

Kırmızı tuğlalı orijinal görüntüsüyle Devrim Meydanı’nın sembollerinden biri olan Kretzulescu Kilisesi; baş hâkim Kretzulescu ve Eflak Prensi Constantin Brancoveanu‘nın kızı olan eşi Safta tarafından 1722 yılında inşa ettirilmiştir. Brancovenesti mimari tarzıyla yapılmış kilisenin iç kısmında yer alan freskoları 1860 yılında ünlü Romen ressam Gheorghe Tattarescu yapmıştır. Bu kilisenin yan tarafında anti-komünist eylemleri dolayısıyla 17 yıl hapiste yatan ve 1995 yılında ölen Romen politikacı Corneliu Coposu’nun bir büstü de bulunmaktadır. Aynı zamanda, kilisenin arka tarafında başsız bir insan heykeli bulunmakta ve bu heykel 1989 Romanya Devrimi’nde ölen Bükreşlilerin anısını taşımaktadır.

Adres: Calea Victoriei 47, Bükreş

Lipscani Bölgesi

Bükreş’in en hareketli ve renkli bölgelerinden biri olan Lipscani; bugün birçok sanat galerisinden antika mağazalarına, kafelerden gece kulüpleri ve barlara kadar her zevke hitap eden bir yer niteliğindedir. Tarihi 1400’lü yıllara dayanan bu bölgede; çeşitli milletten birçok zanaatkâr ve tüccar kendi mağazalarını açmış ve atölyelerini kurmuştur. Roman, Avusturyalı, Sırp, Ermeni, Bulgar ve Yunan birçok esnafın buralara yerleşmesiyle bu bölgeye ‘‘Lipscani’’ (Alman tüccarlara da bu isim verilmektedir) adı verilmiştir.

Cadde ve sokak isimlerine bakıldığı zaman bu bölgenin zamanında ticaret merkezilerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Bu isimlerden; Blanari (kürkçü), Covaci (nalbant), Gabroveni (bıçak ustası) ve Cavafii Vechii (ayakkabıcı) örnek olarak gösterilebilir. Bölgeye yerleşmiş olan bu ticaret kültürü, caddelerde müşteri çekmek için bekleyen ve kendi malını satın alması için müşterileriyle pazarlık eden esnafların oluşturduğu görüntüden de anlaşılabilmektedir.

Stavropoleos Kilisesi

1724 yılında Yunan papaz Ioanikie Stratonikeas tarafından inşa edilen ve Roma ile Bizans tarzını birleştiren bir mimariye sahip olan Stavropoleos Kilisesi konum olarak Ulusal Tarih Müzesi’nin doğu tarafında düşmektedir. Ön cephesinde yer alan ince mimari detaylar, oymalı kolonları bulunan ihtişamlı girişi ile Bükreş’in en dikkat çeken kiliselerinden biri olan bu yapının önünde de çok güzel bir bahçesi bulunmaktadır. Göz alıcı freskoları ve ahşam boyama ikonaları ile süslenen bu bahçede aynı zamanda birçok mezar taşı bulunmaktadır. Kilise aynı zamanda ülkenin en önemli mimarlarından Ion Mincu tarafından 1899 yılında restore edilmiştir.

Adres: Stavropoleos Caddesi, No: 4, Bükreş 
Telefon: + 4 021 313 47 47

Metropolitan Kilisesi (Biserica Patriarhiei) ve Patriark Sarayı (Palatul Patriarhiei)

Bükreş’in merkezindeki Mitropoliei Tepesi’nde bulunan ve ülkedeki Ortodoks’lar için büyük bir anlam taşıyan Metropolitan Kilisesi; 1658 yılında inşa edilmiştir. Eflak prensi Constantin Serban Basarab tarafından yapılan kilisenin mimarisi, Curtea de Arges Manastırı’ndan esinlenilmiştir. 1668 yılında Metropolitan Kilisesi olarak adlandırılan bu yer, 1925 yılında itibaren de Romen Ortodoks Kilise’sinin dinî merkezi hâline gelmiştir.

Metropolitan Kilisesi’nin iç dekorasyonunda Bizans mimari stili baskın olarak hissedilmektedir. 1665 yılında yapılan bu kilisede, Aziz Constantin ve Aziz Helen’i resmeden ikonalar dışında hiçbir orijinal ikona veya resim bulunmamaktadır. Bugünkü tüm freskolar, 1923 yılında ressam Dimitrie Belizarie tarafından yapılmıştır. Kilisenin girişinde bulunan çan kulesi ise 1698 yılında inşa edilmiş ve 1958 yılında restore edilmiştir.

Kilisenin hemen yanında bulunan Patriark Sarayı ise 1708 yılında yapılmış olup Romen Ortodoks Kilisesi liderinin (Teoctist) yaşam alanı olarak kullanılmaktadır. Halka kapalı olan bu sarayın hemen yanında ise 1907 yılında inşa edilen eski parlamento binası bulunmaktadır.

Adres: Aleea Dealul Mitropoliei, Bükreş

Üniversite Meydanı (Piata Universitatii)

Sabahın ilk saatlerinden, gece yarısına kadar trafiğin hiç eksik olmadığı, Romanya halkının buluşma yeri olarak sıklıkla tercih ettiği Üniversite Meydanı; şehrin en ünlü meydanlarından biridir. Birçok önemli yapıyı  bünyesinde barındıran bu meydana gelenler; Bükreş Üniversitesi’nin mimarlık bölümü binasını, Bükreş Ulusal Tiyatrosu’nu, neoklasik bir mimariye sahip olan Coltea Hastanesi’ni ve şimdilerde Bükreş Tarihi Müzesi’ne ev sahipliği yapan Sutu Sarayı’nı aynı anda görme şansına erişmektedirler.

Tarihî değer taşıyan birbirinden güzel binalarının yanında, bu meydan aynı zamanda şehrin entelektüel ve siyasi hayatının merkezi konumundadır. Bu statüsünü de, 1989’da Çavuşesku yönetimine karşı yapılan Romanya Devrimi sırasında yaşanan olaylardan almaktadır. Bu alanda hayatını kaybeden gençler için dikilen 10 adet taş haç, meydanın tam ortasında görülebilmektedir. Aynı zamanda birçok binada rastlanılan kurşun izleri de ülkede yaşananların çok yakın bir geçmişe ait olduğunu hatırlatır niteliktedir.

Şehrin dışında kalan yerler:

Mogosoaia Sarayı ve Brancovenesc Müzesi

Bükreş’in 9 mil kuzeyine düşen Mogosoaia Köyü; aynı isme sahip nehri ve bu nehrin kıyısında bulunan enfes sarayı ile ünlüdür. Eflak Prensi Constantin Brancoveanu tarafından inşa edilenMogosoaia Sarayı; Brancovenesc mimarisinin unsurlarını tam anlamıyla göstermektedir. Geleneksel Romen stilini yansıtan merdivenler, balkonlar, sıra kemerler ve sütunlar; 18. yüzyılın izlerini taşımaktadır. 1698 ve 1702 yılları arasında yapılan kilisenin aynı zamanda Venedik tarzı işlenen sundurması ve Brancovenesc stili oymaların bulunduğu dış yüzeyiyle bütünlük oluşturmaktadır.

Mogosoaia Sarayı bu özelliklerinin yanında Brancovenesc Müzesi’ne de ev sahipliği yapmaktadır. Müze; altın ve gümüş biblolar, nadir bulunan kitaplar, el yazmaları, tablolar, tahta ve taş heykellerin bulunduğu geniş bir koleksiyona sahiptir. Aynı zamanda Saray’ın hemen yanında bir kilise yer almaktadır. 1688 yılında yapılan kilise Yunan sanatçılar tarafından dekore edilmiştir. Kilisenin içinde yer alan özel eserlerden bir tanesi de; sarayı inşa eden Constantin Brancoveanu’nın eşi, dört kızı ve yedi oğluyla beraber kraliyet elbiseleriyle resmedildiği değerli tablosudur.

Adres:Valea Parcului Caddesi, No: 1(Bükreş’in 9 mil kuzeyi, Mogosoaia Köyü)
Telefon: (21) 490 42 37
Ziyaret Saatleri: Her gün 08:00 – 18:00

Snagov Bölgesi

Bükreş’in 40 km kuzeyine düşen Snagov BölgesiIlfov ilçesinde yer almaktadır. Doğal güzellikleri ve tarihî yapılarıyla bu bölge, Bükreş’in en popüler turistik bölgeleri arasındadır. Snagov’ın doğal koruma altında olan iki güzelliği bu alanı eşsiz kılmaktadır. Bu doğal güzellikler;  5,75 kilometrekarelik Snagov Gölü ve 10 hektarlık Snagov Ormanı’dır.

Snagov Gölü’nün üzerinde bulunan bir adada yer alan Snagov Manastırı, bölgenin en dikkat çeken yapısıdır. 1364 yılında kurulan bu manastır, konumu nedeniyle sadece deniz botlarıyla ulaşılabilmektedir. Eflak kontu Vlad Tepes, ya da Vlad Dracula (Meşhur Drakula Ailesi’nin bir üyesi), daha sonra bu manastıra kale duvarı ve zindan inşa etmiştir. Manastır’ın zemininde bulunan levha da bu kontun mezarını (ondan kaldığı tahmin edilen eşyalarla birlikte) temsil etmektedir.

1664 yılında inşa edilen Siliştea Snagovului Kilisesi, Snagov Bölgesi’nin gezilmesi gereken diğer bir yeridir. Bunun dışında, ülkesinde yargılanmadan önce, birkaç ay bu bölgede tutulan Macaristan Başbakanı Imre Nagy anısına dikilen anıt da görülmeye değer yapılar arasındadır.  Ayrıca bu bölge, Stadionul Snagov isminde 2.000 kişilik bir stadyuma da sahiptir.

Adres: Snagov Bölgesi, Bükreş’in 25 mil kuzeyi.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bükreş Gezilecek Yerler, 10.0 out of 10 based on 2 ratings

Bir önceki yazımız olan Bükreş Acil Durum Telefonları başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bükreş Gezilecek Yerler ile Benzer Yazılar:

Bükreş Gezilecek Yerler Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Tatil Son Yazılar FriendFeed